Uzak İhtimalin Saf Vefası - 4. Bölüm: Dağların Arkasındaki Sır
Konser sahnesinde ruhunu sarsan, o rüzgarın içinden geçen cümlenin birebir aynısı; bir saniye önce bu hesaptan gönderilmişti.Hemen o sade profilin içine girdi. Hiçbir fotoğraf, hiçbir gösterişli paylaşım yoktu. Hesabın konum kısmında sadece tek bir kelime yazıyordu: Toroslar. Biyografi kısmında ise soluk, küçük bir tarih göze çarpıyordu: 15 Ağustos.Hakan, mesleği gereği Instagram biyografilerine doğum günü yazan insanlara alışıktı. Ama bu profil o kadar yabancı, o kadar dünyadan uzaktı ki bunun sıradan bir hayran detayı olmadığını hemen sezdi. Hakan’ın kendi resmi hesaplarında veya magazin dünyasında doğum gününe dair hiçbir bilgi yer almazdı; o bu günü hep gizli tutar, kutlamalardan kaçardı. Ama dağların arkasındaki bu gizemli ruh, onun 15 Ağustos'ta doğduğunu adeta kalbiyle bilmişti.Hakan parmaklarını klavyenin üzerine getirdi. Kalbi göğsünü yırtacak gibi çarpıyordu. "Kimsin sen? Beni nereden tanıyorsun?" yazmak istedi. Fakat tam ilk harfe dokunacakken durdu. Eğer şimdi buraya sıradan bir mesaj yazarsa, aralarındaki o mistik ve büyüleyici bağı internet çağının sıradan bir DM kutusu yazışmasına indirgemiş olacaktı. Bu sihir, klavye tuşlarıyla bozulmamalıydı.Telefonu yavaşça cebine koydu. Odada sabırsızlıkla bekleyen menajerine döndü. O her zamanki yorgun, sahne ışıklarından bıkmış ifadesini bir kenara fırlatarak kararlı bir sesle konuştu:"Yarınki tüm programları iptal et. Albümün son okumalarını, röportajları, her şeyi... Yarın hiçbir yerde olmayacağım."Menajeri şok içinde, "Hakan ne diyorsun sen? Yarın senin doğum günün, şirket büyük bir parti hazırladı, ayrıca albüm çıkmak üzere, nereye gidiyorsun?" diye arkasından bağırsa da Hakan çoktan kapıya yönelmişti.Üzerine siyah kapüşonlusunu geçirdi, lüks arabasının anahtarını aldı ve garaja indi. Navigasyonu açtı, haritaya sadece tek bir bölgeyi işaretledi:
Yorumlar
Yorum Gönder