1. Bölüm: Kulisteki Sessizlik ve Dağ Rüzgarı
Lüks arabalar, stadyum dolduran kalabalıklar, neon ışıklar... Ama o kalabalığın gürültüsü sustuğunda, kulis odasındaki o ağır sessizlik Hakan'ın omuzlarına biniyordu. Ne kadar çok insan onu tanırsa tanısın, ruhunun bir köşesi hep eksikti. Sanki bu devasa kalabalık, onun yalnızlığını sadece daha çok yüzüne vuruyordu.Kilometrelerce uzakta, Torosların eteklerinde kurulmuş o sakin köyde ise zaman bambaşka akıyordu. Şehrin gürültüsünden bihaber, dağların arasına saklanmış o evde, pencerenin önünde duran genç bir kız dışarıdaki sessiz geceye bakıyordu. Uzaktaki o büyük şehirlerin ışıkları bu dağlardan görünmezdi belki ama o, o şehirde bir adamın kalbinin yorulduğunu, ruhunun sesini hissedebiliyordu.Elindeki eskimiş deftere ve kuruttuğu papatyaya dokundu. Ne tanışmışlıkları vardı ne de yollarının kesişme ihtimali... Ortada sadece ekranlardan süzülüp gelen bir ses, bir de kalpten kalbe kurulan gizli bir köprü vardı.Hakan sahnede gözlerini kapatıp derin bir nefes aldığında, o dağ köyündeki kızın içinden mırıldandığı o cümle, rüzgarla birlikte sanki geceye karışıyordu:
Yorumlar
Yorum Gönder