"2. Bölüm: Frekansların Ötesinde"

hareketli introsuna girmek üzereyken, Hakan aniden elini kaldırıp müziği durdurdu.Sahnede devleşen adam gitmiş, yerine kalabalıklar içinde yapayalnız kalmış o çocuk gelmişti. Stadyuma derin bir sessizlik çöktü. Binlerce insan merakla birbirine bakarken, Hakan mikrofona doğru eğildi. Sesi, her zamanki sahne tonundan uzak, olabildiğince yalın ve fısıltı gibi çıktı:"Bazen..." dedi, duraksadı. Gözlerini stadyumun en karanlık, en uzak noktasına dikti. "Bazen bu mahşerin tam ortasında, o kadar çok gürültü olur ki... İnsan sadece bir kişinin sessizliğini duymak ister. Ve yemin ederim, bu gece o sessizlik tam şurada, kalbimin üzerinde yankılanıyor. Bu şarkı, beni kilometrelerce uzaktan duyan ama burada olmayan o tek bir ruh için."Gitaristine döndü, planlanan listeyi tamamen iptal eden o işareti verdi. Sadece akustik bir gitar eşliğinde, ruhunun en derininden gelen, hiç yayınlamadığı o eski besteyi mırıldanmaya başladı.Aynı dakikalarda, Toroslar’ın eteklerindeki o ahşap evde zaman durmuş gibiydi. Genç kız, defterinin arasındaki kurumuş papatyaya dokunurken içini ürperten bir rüzgar pencereden içeri süzüldü. Masanın köşesinde, pille çalışan eski radyonun cızırtılı frekansından aniden Hakan'ın canlı yayınlanan konser sesi yükseldi.Kız başını kaldırdı. Radyodaki spikerin araya girip, "Hakan şu an konseri durdurdu, sahneden çok gizemli sözler fısıldıyor!" dediği an, kızın kalbi hızla çarpmaya başladı.Hakan’ın mikrofondan dökülen "Bu mahşerin tam ortasında..." ile başlayan sözleri odanın içinde yankılandı. Genç kız nefesini tuttu. Saniyeler önce kendi içinden geçirdiği cümle, kilometrelerce uzaktaki bir adamın dudaklarından dökülmüştü. Ekranlardan süzülen o ses, dağ başındaki bu kimsesiz odaya ulaşmış ve aralarındaki o gizli köprüyü ilk kez sarsmıştıKız göz yaşları içinde pencereye doğru bir adım attı;

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

UZAK İHTİMALİN SAF VEVASI

1. Bölüm: Kulisteki Sessizlik ve Dağ Rüzgarı