SON
Kız, klavyeye dokundu ve internet sitesindeki o yarım bıraktığı hikayenin altına son satırını ekleyip sayfayı sonsuza dek kapattı:"En güzel hikayeler, sadece rüyalarda gerçeğe dönüşenlerdir. Çünkü orada ne magazinin gürültüsü vardır, ne de insanların ne diyeceği korkusu... Sadece iki ruhun mutlak sessizliği kalır."Telefonunu masanın üzerine bırakıp pencereden dışarıya, Toroslar'ın gökyüzünde parıldayan sonsuz yıldızlarına baktı. Hakan belki de hiçbir zaman bu dağ köyüne gelmeyecekti; hayatları, dünyaları ve yolları birbirinden fersah fersah uzaktı. Ama kız, o rüyada bile olsa aralarındaki bağın saflığını iliklerine kadar hissetmişti.Gülümsedi. Bu hikaye, gerçekleşmesi imkansız gibi görünen bir mucizenin, iki farklı dünyanın arasında kalan o tertemiz duygunun adıydı.Masanın üzerindeki defterin ilk sayfasına büyük, vakur harflerle o hayali filmin ismini yazdı; bu, ikisinin arasındaki o imkansız ama bir o kadar da temiz bağın ebedi özetiydi:"Uzak İhtimalin Saf Vefası"
-HİKAYENİN SONU-
✍🏼Yazarın Teşekkür Notu
Sevgili Okurlarım,
"Uzak İhtimalin Saf Vefası"nın ilk satırından bu son kelimesine kadar Hakan'ın ve dağ kızının sessizliğine ortak olduğunuz için hepinize sonsuz teşekkür ederim.
Modern dünyanın o yorucu gürültüsünden kaçıp Toroslar'ın o saf, papatya kokulu ahşap evinde buluştuğumuz bu 10 bölümlük yolculuk benim için çok özeldi. Hayat her zaman rüyalardaki kadar kusursuz olmasa da, kalbimizin bir köşesinde o tertemiz "acaba" ihtimalini taşımak bile güzel.
Hikayem hakkındaki son düşüncelerinizi, finalin sizde bıraktığı hisleri yorumlarda benimle paylaşırsanız çok mutlu olurum. Yeni hikayelerde, yepyeni dünyalarda ve bambaşka sessizliklerde tekrar buluşmak üzere...
Kendinize çok iyi bakın. Sevgiyle ve hep bir parça papatya kokusuyla kalın.
Yorumlar
Yorum Gönder