8.Bölüm: Eğilmeyen Başlar
Dışarıda, tozlu köy yolundan yukarı tırmanan magazin araçlarının motor sesleri artık net bir şekilde duyuluyordu. Ahşap evin içi, dışarıdaki fırtınanın tam aksine derin ve kararlı bir sessizliğe gömülmüştü. Genç kızın gözlerinde korku vardı ama Hakan'ın yanındaki duruşu değişmemişti. O esnada odanın köşesindeki kapı yavaşça açıldı; gürültülere uyanan anne, endişeli gözlerle içeri adım attı. Eşinin ve kızının karşısındaki bu şehirli genci görünce şaşırsa da, kocasının yüzündeki vakur ifadeden durumun ciddiyetini anladı ve eşinin yanına geçti.Hakan, dışarıdaki gürültüye zerre kulak asmadan arkasını döndü. Genç kızın titreyen ellerini uzatıp iki avucunun içine aldı. Gözlerinin içine öyle bir güvenle baktı ki, kız o an tüm dünyanın gürültüsünün sustuğunu hissetti."Sana söz verdim," dedi Hakan, sesi o ahşap odanın duvarlarında bir yemin gibi yankılandı. "Kaçmayacağız. Eğer bugün bu kapıdan arkaya doğru bir adım atarsak, o sahte dünyanın bizim hakkımızda üreteceği tüm yalanları, o çirkin lafları kabul etmiş oluruz. Biz yanlış bir şey yapmadık. Sen paranın peşinde değilsin, ben de şöhretin gölgesinde değilim. Bırak ne derlerse desinler, biz dik duracağız."Hakan, kızın elini bırakmadan anne ve babanın karşısına geçti. Saygıyla eğildi, önce annenin ardından babanın gözlerinin içine baktı."Efendim," dedi Hakan, kalbinden gelen o en saf sesle. "Tutku arayıp 'kaç' dedi ama benim kaçacak bir hayatım kalmadı artık. Ben o magazin çarkına, o kalabalığa bir daha girmek istemiyorum. Sizin dürüstlüğünüz, kızınızın kelimeleri bana asıl dünyayı gösterdi. Anne, baba... Eğer müsaade ederseniz, sizin rızanızla kızınızın elini tutmak istiyorum. O kameraların karşısına 'ünlü bir popçu ve hayranı' olarak değil; anne babasının hayır duasını almış, birbirinin ruhunu gören iki insan olarak çıkacağız. Bize inanın."
Yorumlar
Yorum Gönder